• Facebook'ta Paylaş
  • Twitter'da Paylaş
Ye-ter diyorsanız yardım alın
15.7.2014
Aşırı terlemenin yarattığı huzursuzluktan kurtulmak, sosyal açıdan kendinizi daha rahat hissetmek istiyorsanız modern tıbba kulak verin.

Aşırı terlemeye karşı farklı tedavi yöntemleri bulunduğunu belirten TOBB ETÜ Hastanesi göğüs cerrahisi uzmanı Doç. Dr. Mehmet Dakak, kalıcı uygulamanın göğüs cerrahisi tarafından yapılması gerektiğine dikkat çekti.

AŞIRI TERLEME NEDİR?

Terlemeyi fizyolojik ve vücudun sağlıklı işleyişinin bir parçası olarak niteleyen Doç. Dr. Mehmet Dakak, Hiperhidrozis adı verilen aşırı terleme halinin ise istenmeyen durum olduğunu söyledi.

Aşırı terlemenin en sık eller, koltuk altı ve yüzde görüldüğünü ifade eden Doç. Dr. Dakak; “Bu hastalar toplum içinde tokalaşmaktan, dans etmekten kaçınırlar. Ellerdeki ıslaklık iş yapmalarına engel olur. Sürekli ellerini kurulama, koltuk altlarındaki ıslaklığı kontrol etme ihtiyacı duyarlar. Kendilerini hoş olmayan bir durumda hissederler” diye konuştu. 

Aşırı terlemenin ülkemizde % 2-3 oranında görüldüğü bilgisini veren Doç. Dr. Dakak sözlerine şöyle devam etti; Hastaların % 30-65’inde ailesel öykü mevcuttur. Aşırı terleme çoğunlukla koltuk altı bölgesini tutsa da % 80 oranında el, ayak ve yüz gibi birden çok bölgede de görülebilir.

AMELİYAT 30 DAKİKA

Aşırı terlemede lokal, sistemik ve cerrahi olmak üzere değişik tedavi yöntemleri vardır. Lokal ve sistemik tedavinin cerrahi tedaviye üstünlüğü yoktur. Hafif el terlemesinde krem ve losyonlar, orta derece terlemede iyontoforez ve Botox uygulanabilir. Bu tedavi seçenekleri dermatologlar ve estetik cerrahlar tarafından uygulanabilir. Kesin ve kalıcı düzelme ise cerrahi tedavi ile mümkündür.

Cerrahi tedavide uygulanan yöntem Endoskopik Torakal Sempatik Blokajdır (ETS).

Blokaj tipi olarak; koagülasyon, kesme ve klips koyma gibi değişik yöntemler kullanılabilir.

İşlem endoskopik olduğu için koltuk altından açılan iki küçük port yoluyla yapılır, yani her iki koltuk altından ardışık girilerek yapılır. İstenirse tek taraflı da yapılabilir.

İşlemde yapılan şey; endoskopik kamera ile bölgeye girilmesi ve terlemeyi düzenleyen sempatik sinire klips konularak sinirin sıkıştırılmasıdır. Sıkıştırmanın yanı sıra sempatik sinir elektrokoter ile yakılabilir veya kesilebilir. Ameliyat süresi 30 dakikadır ve ameliyat genel anestezi altında yapılır.

YÜKSEK BAŞARI ORANI

Tedaviler sonrası el terlemesinde % 90-95, koltuk altı terlemesinde % 85-90, yüz terlemesinde ise % 90 civarı başarı sağlanmaktadır. Bunlara ilaveten ayak terlemesi ve yüz kızarmasında % 25 azalma görülür.

YAN ETKİSİ DÜŞÜK VE GÜVENLİ

Ameliyat sonrası hastanın aşırı terleme olan bölgelerinin terlemesi durur, diğer bölgelerin ise normal terlemesi devam eder. Endoskopik olarak yapılan ameliyat, yan etkisi düşük ve güvenli bir yöntemdir.

Her hastada görülmemekle birlikte ameliyat sonrası şu yan etkiler ortaya çıkabilir;


- Refleks terleme

- Cilt kuruluğu

- Tadımsal terleme (baharatlı yiyeceklerin yenmesi esnasında belirginleşen terleme)

- Nabız sayısında azalma

- Horner sendromu (göz kapağının düşmesi)

- Ameliyat yerinde ağrı

- Hafif güçsüzlük

Bunlardan en rahatsız edici olanı ise refleks terlemedir. Refleks terleme % 12 oranda görülür.  Bazı hastalarda, vücudun gösterdiği tepki olarak, karın, bel, kalça ve bacaklarda terlemenin artması şeklinde gözlenebilir.

Ameliyatın en cazip yanı ise, ameliyat sonrası sadece 8-10 saat, bazen de en fazla 24 saat hastanede kalınması. Ameliyattan 48 saat sonra uçak ile seyahat edilebilir ve hatta duş bile alınabilir. Hastalar ameliyattan 7 gün sonra ise işlerine dönebilirler.

HERKESE UYGULANAMIYOR

Endoskopik Torakal Sempatik Blokaj (ETS) bazı hasta gruplarında yapılamıyor.

Genel vücut terlemesi olanlar, gece terlemesi olanlar, daha önce akciğer ameliyatı geçirenler ve akciğer zarında yapışma bulunan hastalar ETS uygulaması yapılamayacaklar grubuna giriyor.

Yorumlar
Bu haberi yorumlayabilir ve facebookta paylaşabilirsiniz.
E-Bültene Kayıt Ol
Copyright © 2001-2010 YONAR YAPI